ArifanKitap
Büyüt

Bir İki Üç Tıp; Tababet Komada Doktor Depresyonda Hasta Teyakkuzda!

Yayınevi: Hayy Kitap

Bu kitap modern tıbbın bir eleştirisidir. Ama amacım bağcı dövmek değil, üzüm yemektir. Otuz senelik hekimim. Senelerce modern tıp okudum, h
Ürün özellikleri
Kağıt Türü:2.Hamur
Yazar:Ahmet Rasim Küçükusta
ISBN:9786054325399
Dil:Türkçe
Kategoriler:
11,11 TL
8,33 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
Bilinmiyor
Stok Durumu:
Kalmadı
WhatsApp ile Sipariş
Bir İki Üç Tıp; Tababet Komada Doktor Depresyonda Hasta Teyakkuzda!
Bu kitap modern tıbbın bir eleştirisidir. Ama amacım bağcı dövmek değil, üzüm yemektir. Otuz senelik hekimim. Senelerce modern tıp okudum, hâlâ da okuyorum, öğreniyorum. Senelerce modern tıbbı öğrettim. Birkaç bin doktorun hocası oldum. Hastalarımın teşhislerini de modern tıp bilgilerinden, teknolojisinden ve imkânlarından faydalanarak koyuyorum. Bugün milyonlarca insan modern tıbbın aşıları, antibiyotikleri, ensülini, heparini, kortizonu, aspirin sayesinde, milyonlarcası zamanında, doğru teknikle yapılan modern cerrahi girişimler sayesinde hayattalar. Onlarca hastalık modern tıp sayesinde ortadan kalktı. İnsanlar modern tıp sayesinde rahat nefes alıyorlar, acı çekmiyorlar. Organ nakilleri, yapay organlar, kök hücre tedavileri ile yaratılan mucizeler hep modern tıbbın eserleri. Uzun sözün kısası, insanların modern tıp sayesinde rahat, sağlıklı ve uzun bir ömür sürdüklerini kimsenin görmezden gelmesi ve inkârı elbette mümkün değil. Ancak Bir de madalyonun diğer yüzü var. Modern tıbbın mutlaka düzeltilmesi gereken yanlışları, olumsuzlukları ve hatta günahları var. Hem de pek çok. Her şeyden önce modern tıp ilaç endüstrisinin esiri olmuş durumda. Neredeyse tüm kongreler, sempozyumlar, seminerler onların mali katkıları ile yapılıyor. Tıbbi araştırmalar onların sponsorluğunda gerçekleştirilebiliyor. Tıp dergileri onların verdikleri reklâmlar sayesinde yayınlanabiliyor. Tıp dernekleri onların yardımları, destekleri sayesinde ayakta durabiliyor. Mezuniyet sonrası eğitim bile onların denetimi altında. İlaç endüstrisi sponsorluk, promosyon, reklâm konusunda -kendi çok sevdikleri deyimle söyleyelim- hiçbir fedakârlıktan kaçınmıyor. Modern tıbbın ilaç endüstrisi karşısında gazozuna ilaç konmuş kızlardan hiçbir farkı yok. İlaç endüstrisi için daha fazla kâr etmek adına her şey mubah. Hastalarına kendi pahalı medikal aletlerinden aldıran doktorlara ödül olarak yabancı gelin de sunulabiliyor. Promosyon olarak doktorlar umreye de götürülebiliyor. Doktorlarla ilaç firması arasında basit bir tükenmez kalem, küçük bir bloknot veya bir kahve kupası ile başlayan seviyeli ilişkinin geldiği küresel seviye bu. Bilimsel araştırmalar manipüle ediliyor. Bir ilacın başka hastalıklar için etkili olmadığı sonucuna varan çalışmaların yayınlanmasının geciktirilmesi veya durdurulması, negatif sonuçların pozitif algılanmasını sağlamak için çalışmaların dizaynı ve verilerle oynanması, sonuçları nötralize etmek için negatif bulguların pozitif sonuçlarla harmanlanması bu oyunların bazıları. Gelelim neticeye Başta da dediğim gibi, amacım kesinlikle bağcı dövmek değil, üzüm yemek. Yanlışlarından, günahlarından, eksiklerinden kurtulmuş iftihar edeceğimiz modern tıbba kavuşacağımıza inancım sonsuz. Adamın biri doktora gitmiş iyi ki gitmiş diyeceğimiz günlerin uzakta olmadığına yürekten inanıyorum. Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta Bu kitap modern tıbbın bir eleştirisidir. Ama amacım bağcı dövmek değil, üzüm yemektir. Otuz senelik hekimim. Senelerce modern tıp okudum, hâlâ da okuyorum, öğreniyorum. Senelerce modern tıbbı öğrettim. Birkaç bin doktorun hocası oldum. Hastalarımın teşhislerini de modern tıp bilgilerinden, teknolojisinden ve imkânlarından faydalanarak koyuyorum. Bugün milyonlarca insan modern tıbbın aşıları, antibiyotikleri, ensülini, heparini, kortizonu, aspirin sayesinde, milyonlarcası zamanında, doğru teknikle yapılan modern cerrahi girişimler sayesinde hayattalar. Onlarca hastalık modern tıp sayesinde ortadan kalktı. İnsanlar modern tıp sayesinde rahat nefes alıyorlar, acı çekmiyorlar. Organ nakilleri, yapay organlar, kök hücre tedavileri ile yaratılan mucizeler hep modern tıbbın eserleri. Uzun sözün kısası, insanların modern tıp sayesinde rahat, sağlıklı ve uzun bir ömür sürdüklerini kimsenin görmezden gelmesi ve inkârı elbette mümkün değil. Ancak Bir de madalyonun diğer yüzü var. Modern tıbbın mutlaka düzeltilmesi gereken yanlışları, olumsuzlukları ve hatta günahları var. Hem de pek çok. Her şeyden önce modern tıp ilaç endüstrisinin esiri olmuş durumda. Neredeyse tüm kongreler, sempozyumlar, seminerler onların mali katkıları ile yapılıyor. Tıbbi araştırmalar onların sponsorluğunda gerçekleştirilebiliyor. Tıp dergileri onların verdikleri reklâmlar sayesinde yayınlanabiliyor. Tıp dernekleri onların yardımları, destekleri sayesinde ayakta durabiliyor. Mezuniyet sonrası eğitim bile onların denetimi altında. İlaç endüstrisi sponsorluk, promosyon, reklâm konusunda -kendi çok sevdikleri deyimle söyleyelim- hiçbir fedakârlıktan kaçınmıyor. Modern tıbbın ilaç endüstrisi karşısında gazozuna ilaç konmuş kızlardan hiçbir farkı yok. İlaç endüstrisi için daha fazla kâr etmek adına her şey mubah. Hastalarına kendi pahalı medikal aletlerinden aldıran doktorlara ödül olarak yabancı gelin de sunulabiliyor. Promosyon olarak doktorlar umreye de götürülebiliyor. Doktorlarla ilaç firması arasında basit bir tükenmez kalem, küçük bir bloknot veya bir kahve kupası ile başlayan seviyeli ilişkinin geldiği küresel seviye bu. Bilimsel araştırmalar manipüle ediliyor. Bir ilacın başka hastalıklar için etkili olmadığı sonucuna varan çalışmaların yayınlanmasının geciktirilmesi veya durdurulması, negatif sonuçların pozitif algılanmasını sağlamak için çalışmaların dizaynı ve verilerle oynanması, sonuçları nötralize etmek için negatif bulguların pozitif sonuçlarla harmanlanması bu oyunların bazıları. Gelelim neticeye Başta da dediğim gibi, amacım kesinlikle bağcı dövmek değil, üzüm yemek. Yanlışlarından, günahlarından, eksiklerinden kurtulmuş iftihar edeceğimiz modern tıbba kavuşacağımıza inancım sonsuz. Adamın biri doktora gitmiş iyi ki gitmiş diyeceğimiz günlerin uzakta olmadığına yürekten inanıyorum. Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta

Soru - Cevap

Bu ürün hakkında henüz cevaplanmış soru yok. İlk soruyu siz sorun!

İlginizi Çekebilir

Timaş Yayınları
475,00 TL
237,50 TL
Timaş İnanç
130,00 TL
104,00 TL
Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
98,00 TL
107,80 TL
Çelik Yayınevi
75,00 TL
52,50 TL
Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
630,00 TL
693,00 TL
Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
133,00 TL
146,30 TL
Akdem Yayınları
400,00 TL
400,00 TL
Timaş Yayınları
475,00 TL
332,50 TL
Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
280,00 TL
308,00 TL
Timaş Çocuk
600,00 TL
480,00 TL
Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
10,00 TL
11,00 TL
Yasin Yayınevi
175,00 TL
96,25 TL
Muallim Neşriyat
450,00 TL
270,00 TL
Timaş Çocuk
450,00 TL
360,00 TL
Erkam Yayınları
90,00 TL
72,00 TL
Timaş Tarih
350,00 TL
280,00 TL
Semerkand Yayınları
485,00 TL
363,75 TL
Timaş Gülce Çocuk
160,00 TL
128,00 TL
Genç Okur Yayınları
57,75 TL
57,75 TL
Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
133,00 TL
146,30 TL
Akdem Yayınları
450,00 TL
450,00 TL
Nizamiye Akademi Yayınları
190,00 TL
171,00 TL
İlkharf Yayınları
280,00 TL
210,00 TL
Genç Timaş
220,00 TL
176,00 TL
Pırıltı Kitapları
100,00 TL
80,00 TL
Siraç Yayınevi
408,00 TL
448,80 TL
Genç Okur Yayınları
246,75 TL
246,75 TL
Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
20,00 TL
22,00 TL
Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
182,00 TL
200,20 TL
Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
38,50 TL
42,35 TL
Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
14,00 TL
15,40 TL
Yasin Yayınevi
350,00 TL
192,50 TL
Hacegan Yayınları
110,00 TL
82,50 TL
Bir İki Üç Tıp; Tababet Komada Doktor Depresyonda Hasta Teyakkuzda!